King's Speech, The (Zoraki Kral) Yazdır
IMDB Sayfası
IMDB Puanı:8.0 (527,203 oy)
Seyirci Puanı:9.0 (1 oy)
Yıl:2010
MPAA:R
Yönetmen:Tom Hooper
Oyuncular:Colin Firth, Helena Bonham Carter, Geoffrey Rush, Derek Jacobi, Robert Portal
Tür:Dram, Tarihi
Link'ler:IMDB, kids-in-mind
 
Seyretsek.com Değerlendirmesi Çocuklar için zararlı olabilir!
Müstehcenlik: (1)
Şiddet: (1)
Küfür/Argo: (6)
Seyircinin Değerlendirmesi Çocuklar için zararlı olabilir!
Müstehcenlik: (1)
Şiddet: (0)
Küfür/Argo: (6)
Bu filmi siz de değerlendirin...

Filmin Özeti
İngiliz Kraliyet ailesine konuk olmaya hazır mısınız?

Babası 5.George'un ölümü ardından, ‘Bertie’ lakaplı Albert Frederick Arthur George, tarihin bildiği adıyla Kral George VI, mecburen Krallık makamını devralır. Zira, ağabeyi Edward, Amerikalı Wallis Simpson ile beraber olmak için tahttan feragat etmiştir. Fakat yeni kralın aşması gereken ciddi bir hitabet problemi vardır: Albert, İngiliz halkına konuşmak yapmak için çocukluğundan beri başına dert olan kekemeliği yenmek zorundadır.

Bu noktada Albert'i halkına ve Kraliyet makamına hazırlamak için Avustralyalı, 'çılgın' konuşma terapisti Lionel Logue devreye girer...

2011 Oscar Ödülleri

En İyi Film
En İyi Yönetmen: Tom Hopper
En İyi Erkek Oyuncu: Colin Firth
En İyi Özgün Senaryo: David Seidler

2011 Altın Küre Ödülleri

En iyi erkek oyuncu (Drama): Colin Firth

Kritikler

M. Nedim Hazar - Aksiyon

Bir film eleştirisinde sözün anlam ve önemini derinlemesine irdeleme niyetinde değilim. Ancak tarih sadece insanların yaptıkları ya da yapmadıklarıyla değil, aynı zamanda söyledikleri ya da söylemedikleriyle de oluşur. Araştırmacı Ali Çimen’in önemli kitabı ‘Tarihi değiştiren sözler’de şöyle bir giriş vardır: “Hitler’in soluğunda dünyayı kasıp kavurmaya niyetli bir liderin ihtirası, Lenin’in söylevinde sınıfsız bir dünya için belli bir sınıfı ayaklanmaya çağıran bir önderin ateşi, ırklar arası eşitliğe kendisini adayan Martin Luther’in insanı titreten hitabında adalete olan inancını haykıran bir liderin -etkileyici- çığlığı vardı…”

Konuşmak, konuşabilmek büyük bir lütuf ve nimet… Bazı işler, makamlar ve mevkiler vardır ki konuşabilmek bu pozisyonlar için hayati önem teşkil eder. Krallar mesela… Krallık konuşabilmekle başlar, bir sultan ne kadar ifade edebiliyorsa kendini, halkını o kadar mutlu ve motive eder.

Bu seneki Oscar ödüllerinin en büyük adaylarından olan The King’s Speech - Zoraki Kral (Yine dağıtımcılarımızın şahane bir Türkçe isim koyma durumuyla karşı karşıyayız!) söz ile arasında çok ciddi sıkıntılar bulunan bir kralın gerçek öyküsünü, İngiltere Kralı VI. George’un yaşamının en önemli dönemini anlatıyor: Babası V. George’un (Michael Gambon) ölümü ardından ve ağabeyi Edward’ın (Guy Pearce) Amerikalı Wallis Simpson’a olan skandal aşkı yüzünden tahttan feragat etmesi üzerine, Bertie (Colin Firth) istemeye istemeye Krallık görevini devralmak zorunda kalır. Aile içinde “Bertie” adıyla bilinen Albert, çocukluğundan beri büyük zorluklar yaşadığı, alay konusu olduğu kekemeliği yüzünden Krallık görevinden, yapmak zorunda kalacağı konuşmalardan dehşete düşmektedir. Savaşın eşiğinde olan ve acilen bir lidere ihtiyaçları olduğunu bilen eşi Elizabeth (Helena Bonham Carter) Kraliyet düzeninin zorunlu kurallarına aldırış bile etmeyen Avustralyalı çılgın konuşma terapisti Lionel Logue’u (Geoffrey Rush) takdim eder. Başta hiç uyuşamayan ikili daha sonra büyük bir aşama kaydedecektir. Terapistin, ailesinin, hükümetin ve Winston Churchill’in (Timothy Spall) desteğiyle Kral kekemeliğinin üstesinden gelir ve radyodan bir konuşma yaparak ülkesindeki insanlara güven vererek, savaş için onları birleştirir.

Tam 12 dalda Oscar adayı olan Zoraki Kral esasen Oscar jürisinin ve Amerikan halkının bayıldığı türden bir film. Birincisi gerçek yaşama sırtını yaslıyor. İkincisi ecnebilerin “Succes Story” dedikleri bir başarı öyküsü. Bir azim, hatta hırs hikâyesi… Bu bağlamdan bakıldığında bana Frank Capra’nın meşhur Mr. Smith Goes To Washington’unu hatırlattı.

Tom Hooper imzalı film, seçtiği sinema dili, mekânı, kostüm tasarımı, ritmi ve diyalogları ile aday gösterildiği ödülleri sonuna kadar hak ediyor. Her ne kadar kaba bir bakış açısıyla bakıldığında bir tür ‘Kral ve Ben’ formatı olsa da, abartıya kaçmayan duygusallığı ve izleyiciye geçirdiği gerçekçilik hissiyle, döneme ve kültüre yabancı olan bizleri bile etkilemeyi başarıyor.

Film bir yönüyle çok derinlemesine olmasa da insan psikolojisine yaklaşırken, diğer yandan inceden bir monarşi eleştirisi de içeriyor. Neredeyse bütün gücünü oyunculuk ve diyaloglardan alan Zoraki Kral, uzun ve ağır konuşmalarına rağmen izleyiciyi sıkmamayı başarıyor. Zira bu tür filmlerin en büyük handikabı olan ‘ağdalı dil’ yok Zoraki Kral’da…

Ya ne var?

Müthiş oyunculuk var… Bilemiyorum, muhtemelen en az 5 dalda Oscar’ı alır bu film, belki en iyi erkek oyuncu dalında da Colin Firth kucaklar heykelciği… Lakin beni mest eden oyunu usta aktör Geoffrey Rush sergiliyor. Âdeta döktürüyor Shine ve Quills’in muhteşem oyuncusu. En iyi yardımcı oyuncu dalında o da aday lakin, Shine filmiyle aldığı için Akademi’nin ona ödül vereceğini sanmıyorum. Üstelik karşısında The Fighter’den dişli bir rakip olan Christian Bale var…

Bu büyük filmi mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum…

Yapılan Yorumlar
Yeni Ekle Ara
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Enes Uslu  - Enes Uslu   |09-03-2011 22:58:11
Aslında eğlenceli bir filmdi. Eğitmen ile olan diyalogları gerçekten eğlendiriyor insanı. Film çok başarılı ancak bir başyapıt diyemem
Anonim   |04-03-2011 13:40:42
Filmi izledim. Daha önce yapılmış olan ve yeni yapılan yorumlara bakıyorum ve hayretler içinde kalıyorum. Tamam konu olarak orjinal ve Colin Firth'in oyunculuğu gayet iyi. Ancak filmde hiçbir heyecan, sürükleyicilik ve izleyiciyi içine alıp götürme diye birşey yok. Bu yorumumdan iyi film demek sadece macera, aksiyon filmidir demek istediğim anlaşılmasın. Birçok film vardır; size kendini sadece kurgusuyla dahi izlettirir. Fakat zoraki kralda tüm fil boyunca kekeme bir kralın konuşmasını bekliyorsunuz. En azından bu bekleme sürecinde yaşananlar daha güzel anlatılabilirdi. Bence ortalama bir film bile değil. Sadece çok abartılmış o kadar. Verdiğim puan 4.99/10
fildir   |26-02-2011 08:55:57
Çok güzeldi. Epey hoşuma gitti. Denilenler kadar varmış. Colin Firth'in oyunculuğu çok güzeldi. Ara ara ''birazcık'' sıkıldım ama, o kadar da olsun.

8.5/10
scrubs   |26-02-2011 08:53:57
Bir döneme 'bakmadığımız bir açıdan' bambaşka bir bakış yapan başarılı bir film. Oyuncuların hepsi çok iyi iş çıkartmışlar. Filmi izledikten sonra En İyi Film düşüncem değişti. The King's Speech alacaktır ödülü.

Öyle ki liderler halkına ses veren, onu yüreklendiren, zor zamanlarda -korkudan titrese bile- güçlü ve dik duran kişiler olmalıdır. Ama elbette ki herkes kendi içinde insan, ve korkuları var. Bu duygulara bakış yapan bir dönem filmi. Çok beğendim bu yüzden.

9/10
pc-kolog   |01-02-2011 17:19:40
Bana göre bir başyapıt falan değil ama izlemesi keyif verici çok güzel bir film. Daha uzun olsa şahsen hiç sıkılmadan oturur, izlerdim ben. Kekeme bir prensin tahta doğru ağır ağır ilerlerken başına bela olan konuşma sorununu ve o konuşma sorununu bir terapistle çözme mücadelesini anlatan bir film. Colin Firth'in oyunculuğu gerçekten de mükemmel. Tabii Helena Bonham Carter ve Geoffrey Rush'un oyunculukları da çok iyi ama Colin Firth kadar iyi değiller maalesef. 2010'un izlenebilecek güzel filmlerinden...

8,2/10
uzuna   |30-01-2011 21:43:01
Hep arkasında duran akıllı eşinin ve işini ve insan psikolojisini iyi bilen bir konuşma terapistinin desteğiyle, kekeme ve kendine güveni olmayan bir kralın, ikinci dünya savaşının zor zamanlarında nasıl halkının sesi ve gerçek bir kral olduğunu anlatan çok güzel bir film.

Ben Oscar jürisinde olsaydım oylarımı şu şekilde verirdim: Colin Firth en iyi erkek oyuncu, Helena Bonham Carter en iyi yardımcı kadın oyuncu ve Geoffrey Rush en iyi yardımcı erkek oyuncu (en iyi film değil ama).

9/10
akrep  - Filmleri nasil izliyoruz   |30-10-2011 17:28:21
Filimleri izlemek icin ne part nede play tuşu var deli oldum
Yönetici   |30-10-2011 18:59:45
Sitemizde film izlemek mümkün değildir. Seyretsek.com'un amacı filmlerin zararlı olabilecek içerikleri hakkında izleyicileri bilgilendirmektir.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."