Inglourious Basterds (Soysuzlar Çetesi) Yazdır
IMDB Sayfası
IMDB Puanı:8.3 (541,086 oy)
Seyirci Puanı:9.0 (3 oy)
Yıl:2009
MPAA:R
Yönetmen:Quentin Tarantino
Oyuncular:Brad Pitt, Mélanie Laurent, Christoph Waltz, Eli Roth, Michael Fassbender
Tür:Aksiyon, Dram, Savaş
Link'ler:IMDB, kids-in-mind
  
Seyretsek.com Değerlendirmesi Çocuklar için zararlı olabilir!
Müstehcenlik: (6)
Şiddet: (10)
Küfür/Argo: (7)
Seyircinin Değerlendirmesi Çocuklar için zararlı olabilir!
Müstehcenlik: (7)
Şiddet: (10)
Küfür/Argo: (5)
Bu filmi siz de değerlendirin...

Filmin Özeti
“Inglorious Basterds”ın konusu, Alman işgali altındaki Fransa’da başlar. Çok sevdiği ailesinin, Nazi Albay Hans Landa’nın (Christoph Waltz) tarafından katledilmesine tanıklık eden Shosanna Dreyfus (Melanie Laurent) adlı kadın, katliamdan kılpayı kurtularak Paris’e kaçar. Orada sinema salonu sahibi ve işletmecisi olarak yeni bir kimlik edinir.

Aynı günlerda Avrupa’nın başka bir köşesinde Teğmen Aldo Raine (Brad Pitt), Yahudi askerler tarafından kurulan bir grubu düşmana karşı misilleme yapma amacıyla organize etmektedir. Düşmanları tarafından “Piçler” yakıştırmasıyla bilinen Raine’ın grubu, Nazi Almanyasının önde gidenlerine zarar verme misyonunu üstlenmiştir.

Bu amaçla, Alman sinema oyuncusu ve gizli ajan Bridget Von Hammersmark (Diane Kruger) ile işbirliği yaparlar. Shasoanna’nın kendi intikamını alma planlarını yaptığı bir sinema salonunun çatısı altında hepsinin kaderleri kesişecektir.

2010 Oscar Ödülleri

En iyi yardımcı erkek oyuncu: Christoph Waltz

2010 Altın Küre Ödülleri

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christoph Waltz

Kritikler

Ali Koca - Zaman

Edebiyatta da böyledir; bazı yazarlar 'ustalık hakkı'nı sonuna kadar kullanır. İsim ve tarz yaptıktan sonra, bir ressam edasıyla istediği gibi fırça oynatırlar. Tarantino'nun 'Soysuzlar Çetesi'nde (Inglorious Basterds) yaptığı da bundan başka bir şey değil esasında.

Quentin Tarantino, en 'sivri' fikirli yönetmenlerden biri olduğunu bir kez daha gösteriyor. Ondan başka kim akıl edebilirdi, 'savaş karşıtlığı' ayağına yıllardır sömürülen Hitler malzemesini ortadan kaldırmayı. Üstelik tarihi devre dışı bırakma işini de alaycı bir mizahla yaparak... Malum, Hollywood yıllarca tarihi anlattığını iddia ederek tahrif etmeyi gayet ciddi havalarla yaptı. Tarantino, hiç olmazsa gerçek bir şey anlatırmış gibi yapmıyor. Zaten en iyi yaptığı iş de, klişeleri kullanarak klişeleri tersyüz etmek. Neyse, daha baştan beklenti oluşturmayalım, zira 'Soysuzlar Çetesi' şahane bir iş değil.

Tarantino yine 'chapter'larla (bölüm) ördüğü hikâyesine 1941'de 'Bir Zamanlar Nazi İşgali Altındaki Fransa'da başlıyor. Shosanna Dreyfus'un ailesi, Nazi subayı Albay Hans Landa (Christoph Waltz) tarafından öldürülür. Oradan kurtulan Shosanna (Mélanie Laurent), dört yıl sonra Paris'te farklı bir kimlikle sinema salonu işletmektedir. Bu arada Avrupa'nın bir köşesinde Yahudi kökenli Amerikalı askerlerden oluşan Teğmen Aldo Raine (Brad Pitt) komutasındaki 'Soysuzlar' namlı ölüm timi de Nazilere korku salar. Zira bu çete, Aldo'nun Apaçi köklerinden ilhamla, yakaladıkları askerlerin kafa derisini yüzmektedir. Soysuzlar, Alman aktris Bridget von Hammersmark (Diane Kruger) ile anlaşarak bir Alman filminin Paris'teki galasında Hitler ve kurmaylarını öldürmeyi planlar. Gala, Shosanna'nın, yeni adıyla Emanuelle Mimieux'nun sinema salonunda yapılacaktır. Soysuzlar'ın operasyonundan habersiz olan Shosanna da Nazilere 'yakıcı' bir plan hazırlamıştır.

CHRISTOPH WALTZ'IN HARİKULADE OYUNCULUĞU

Tarantino, ilgi çekici bir biçimde sinemayı filmin merkezine yerleştiriyor. Shosanna'nın işlettiği sinema salonunun Hitler ve kurmaylarının ölüm mekânı olması bir yana; Shosanna'yı 'görüldüğü yerde öldürülecek bir Yahudi'den, Emanuelle Mimieux gibi 'saygı duyulacak bir Fransız'a dönüştürmesi bile akıllıca üretilmiş bir metafor. Üstelik Hitler'den Goebbels'e kadar karakterlerin neredeyse tamamının diyaloglarında sinema önemli bir yer tutuyor. Soysuzlar'a Britanya'dan katılan Teğmen Archie Hicox'un da sivil hayatında bir film eleştirmeni olması ve Alman sineması hakkında Churchill'e bilgi vermesi ise Tarantino'ya has bir mizah anlayışının ürünü. Mizah, filmdeki karakter ve diyalogları bir gölge gibi takip ediyor. Değme komedi filminden daha fazla güldüren yerler var.

Filmin mizah kadar önemli bir 'unsuru' da western türü. Soysuzlar Çetesi'ni baştan sona bir western filmi olarak izlemek pekala mümkün. Sadece müzikleriyle değil. Yine etkileyici bir açılış müziği kullanan Tarantino'nun ilk sahnede oluşturduğu gerilim, westernin kalıplarını tersyüz eden İyi Kötü Çirkin'in açılışıyla neredeyse aynı. Nazi subayı Landa ile Fransız çiftçi arasındaki sahne; Sergio Leone'nin filminin ilk dakikalarında Kötü'nün (Lee Van Cleef), Billy Carson'ı aramak için girdiği evde yaşanan gerilimin çok başarılı bir versiyonu. Diyalogların gelişimi ve bir Leone klasiği olan yakın plan yüz çekimleri bile neredeyse aynı. Soysuzlar'ın Bridget von Hammersmark'la buluştuğu bar sahnesi de bu konudaki bir başka örnek. Zaten Aldo Raine'in kökeninin Apaçilere dayanması ve çetenin kafa derisi yüzmesi de ayrı bir faktör. Soysuzlar'ın tekinsiz, alaycı, acımasız tavırları ve diğer karakterlere yaklaşımı da Leone'nin yeniden şekillendirdiği kovboy profiline uygun.

Filmin şok edici yanı olan Hitler'in Amerikalı Yahudi askerler tarafından öldürülmesi, cin gibi bir buluş. Filmde, yarım asırdan fazladır Yahudileri şımarık bir mağdur pozisyonuna çıkaran, affedilmeyen bir günahı da Almanların sırtına bir ur gibi yükleyen Hitler'in öldürülmesine, Yahudiler kadar Almanlar da sevinebilir. İnsanlığın vicdan mahkemesinde zaten yargılanmış olan Hitler'e öldürücü cezayı kesiyor Tarantino: CIA'ın suikast timi kılığındaki Amerikalı Yahudiler tarafından öldürüle!

Filmin kurgu, hikâye anlatımı, görsel işçiliğine ve Tarantino'nun oyuncu yönetimine diyecek yok. Albay Hans Landa rolündeki harikulade oyunculuğuyla Christoph Waltz, göründüğü her sahnede diğer oyuncuların ışıltısını söndürüyor. Farklı bir aksan ve tiplemenin hakkını veren Brad Pitt'in bile...

Savaş filmlerinin klişelerine de yüz vermeyen Soysuzlar Çetesi, Tarantino'nun başta söylediğimiz 'hakkını' kullanarak tarihi kendince yeniden yazdığı bir film. Bu şekilde Yahudileri rahatlatmayı düşündüğünü söylemek biraz komik olur elbette. O sadece, kendi eliyle kazandığı erken ustalık payesini fütursuzca kullanıyor. Tarantinoseverler olarak bizde ona verecek joker çok; ama bakalım Tarantino, 'hakkını' kullanmaya daha ne kadar devam edecek.

Yapılan Yorumlar
Yeni Ekle Ara
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
brightblade   |23-03-2010 12:28:00
Uzun zaman bekledim bu filmi seyretmek için. Benim için Quentin Tarantino sinemaya yeni soluk getiren akil adam seviyesinde bir yönetmen. Yine fantastik bir filme imza atmış. Her şeyin ötesinde Christoph Waltz'ın oyunu muhteşem denecek kadar iyi. Alternatif tarih hikayesine saygı duydum ve 8/10 vermekten mutluluk duyuyorum.
Anonim   |20-11-2009 15:57:36
Yine klasik bir Tarantino filmi olmuş. İki buçuk saat boyunca bir saniye bile sıkmayan müthiş bir yapıt ortaya koymuş. Müzikler yine birbirinden güzel, tam zamanında devreye giriyor.
Brad Pitt yine mükemmel bir oyunculuk sergilemiş, aksanı gerçekten bomba.
Christoph Waltz en az Brad Pitt kadar iyiydi, hatta onu gölgede bırakmış. (Bu sene Oscar'ı bu iki aktörden biri almalı mutlaka.) 10/10
NeOttoman   |20-11-2009 15:54:16
Evet, uzunluğuna rağmen izleniyor ama ciddi eksileri var. Efektler çok komikti, Hitler rolünü oynayan berbattı. Ama Albay Hans Landa rolündeki Christoph Waltz cidden döktürmüş! Ama top 250 listesine girmesini, hele hele el'an 49. sırada olmasını anlayamam. 7/10
Anonim  - Christoph Waltz   |20-11-2009 03:22:18
Soysuzlar Çetesi, son derece akıllıca yazılmış ve muhteşem oynanmış diyalog sahneleri ile akıllarda kalacak bir film. Yönetmen, filmin başında Alman komutanın yahudi komşularını gizleyen çiftçi ile konuştuğu sahne ile sizi yakalıyor, meyhanede geçen bölüm ile de doruğa çıkartıyor.

Christoph Waltz, harika oyunculuğu ile diğer herkesi gölgede bırakmış.

Bunun dışında gereksiz kanlı sahneler ve ne için konduğu belli olmayan kısa bir müstehcen sahne ise filmin negatif yanları. 8/10

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."