Moon (Ay) Yazdır
IMDB Sayfası
IMDB Puanı:8.0 (180,604 oy)
Seyirci Puanı:6.0 (1 oy)
Yıl:2009
MPAA:R
Yönetmen:Duncan Jones
Oyuncular:Matt Berry, Robin Chalk, Dominique McElligott, Sam Rockwell, Kaya Scodelario
Tür:Bilim-Kurgu, Gerilim
Link'ler:IMDB, kids-in-mind
  
Seyretsek.com Değerlendirmesi Çocuklar için zararlı olabilir!
Müstehcenlik: (5)
Şiddet: (7)
Küfür/Argo: (8)
Seyircinin Değerlendirmesi Çocuklar için zararlı olabilir!
Müstehcenlik: (4)
Şiddet: (0)
Küfür/Argo: (0)
Bu filmi siz de değerlendirin...

Filmin Özeti
Astronot Sam Bell, üç yılını aya ulaşmak ve orada inceleme yapmak için geçirmiştir. Herkesten izole, farklı bir münzevi hayatı yaşayan Sam, işini fazlasıyla önemsemekte, bununla birlikte aynı oranda heyecan duymamaktadır. Ay onun yeni evi gibidir; Sam orada da kendine ait bir rutin yaratmıştır. Günlerini sessizlik içinde geçiren Sam hayatını, evini ve karısını gözden geçirmeye, geçmişteki planları ve hayallerini hatırlamaya başlar. Eve dönüş yolculuğuna başlamadan önce Sam çevresinde bazı tuhaflıklar hissetmeye başlar. Algı eşiği açılan Sam, rutinin bozulduğunu görmektedir. Bu süreçte kendi kendisi ile karşı karşıya gelen Sam, kurduğu hayatın ne olduğunu keşfedecektir.

Kritikler

Burçin S. Yalçın - Zaman

Bazı filmler, mensubu olduğu türün mirasına nasıl da sahip çıkıyor ve ondan keyifle besleniyor! 'Moon/Ay', Duncan Jones'un ilk yönetmenlik çalışması.

Geçen sene pek çok yerde Jones'a 'Umut veren yönetmen' ödülünü kazandıran bu bilimkurgu, türün geleneksel ve saygın örneklerinin temalarına özgün bir yorum getiren, merak duygusunu kaşımakla birlikte söyleyecek sözü olan bir film.

Hemen kısa bir parantez açalım: Duncan Jones, aynı zamanda efsane rock şarkıcısı David Bowie'nin oğlu. Bowie de rol aldığı kısıtlı sayıdaki film ve pek çok video klibiyle bilimkurguya düşkünlüğü aşikar bir müzisyendi. Bu sayede Jones'un genlerine çok sayıda yıldız tozu işlediği sonucunu çıkarmak zor değil. Kaldı ki, 2002 tarihli kısa filmi 'Whistle' ile 'Ay'dan sonraki projesi 'Source Code'un da bilimkurgusal öğeler içerdiği düşünülürse, Jones'un bu türe baş koymuş bir sinemacı olma yolunda ilerlediğini söylemek mümkün.

Astronot Sam Bell, Lunar Industries şirketiyle yaptığı üç yıllık bir anlaşma gereği Dünya'nın önemli enerji kaynaklarından olan Helyum-3 keşfi için gittiği Ay'ın uzak köşesinde, yalnızlığa mahkum bir şekilde çalışmaktadır. Tek 'dostu' üssün bilgisayarı Gerty'dir. Karısıyla kızına kavuşmak için adeta gün saymaktadır. Halüsinasyonlar görüp hafızasını yitirmeye başlayan Sam, bir de ölümcül iş kazası geçirir. Ayıldığında karşısında tıpatıp kendisine benzeyen bir adam bulur. Daha fenası, adam esas Sam Bell'in kendisi olduğunu iddia etmektedir.

Büyük usta Stanley Kubrick'in destansı uzay operası '2001'de, astronot Dave Bowman, uzun yolculuğunun sonunda barok bir odaya gelir. Orada hızla yaşlanır. Filmin başında tarih öncesi çağda, ardından Jüpiter'de karşısına çıkan o düzgün biçimli lahit orada da onu beklemektedir. Sonrasında uzay boşluğunda salınan bir cenin görürüz. Kubrick'in kahramanı, evren içindeki serüvenini binlerce yıl sonra uzayda tamamlamış olur. Hangi dönemde olursa olsun, insanın evren içerisinde her zaman bir varoluşu ve bu varoluştan gelen bir işlevi olacağını savlar film.

Duncan Jones'un filmi, pek çok öncülünden ödünç aldıklarıyla dikkat çekiyor. Özellikle '2001'le öyle güçlü akrabalık bağı var ki, 'Ay' için bu filmin çocuğu bile diyebiliriz. '2001'in finalini hatırlatmamızın nedeni ise 'Ay'daki Sam'in de benzeri bir varoluş çemberine tutulmuş olması. Kuşkusuz, 'Ay'ın finalinde söyledikleri '2001'dekinden farklı yerlere açılıyor, düşünsel olarak 'atası' kadar zengin bir içeriği olmasa da, üzerinde düşünmeye değer fikirler sunuyor. Bazı sürprizleri ele vermemek için, bu faslı fazla uzatamıyoruz.

Bir bilimkurguda bir mega-şirket varsa, onun orada insanlık namına faydalı faaliyetlerde bulunmasını beklemek safdillik olur. Neredeyse bilimkurgunun şiarı olan 'açgözlü şirket politikaları' burada da karşımıza çıkıyor. 'Ay', Sam'in çalıştığı Lunar Industries'in reklamıyla başlıyor. Dünya'nın altını oyup bitirdiğimiz, insanlığın Ay'da enerji avına çıkmasından anlaşılıyor. Kore kökenli bu şirket Sam ve bilgisayar Gerty'den düzenli veri alıyor. Ancak bir süre sonra Sam'in dünya ile bağlantısının kesilmesinin arkasında şirketin olduğundan şüpheleniyoruz.

Film, esas sürprizi üssün bilgisayarı Gerty'de yapıyor. Kevin Spacey'nin tok sesiyle duyulur olan bu 'yapay zeka', benzer filmlerdeki gibi kontrolden çıkarak kahramanımızı arkadan hançerleyen kötücül bir güce dönüşmüyor. Filmin ilk dakikasından beri güven vermeyen Gerty, dakikalar aktıkça Sam'in gerçekleri öğrendiği yegane rehber oluyor. Sık sık 'teknofobik' mesajlar sergileyen bilimkurgu sineması adına yenilikçi bir adım diyebiliriz "Ay" için.

Filmin başrol oyuncusu Sam Rockwell için de ayrı bir paragraf ayırmalı. Karakter(ler)inin yaşadığı dönüşümü usul usul, çaktırmadan veriyor. Sam'in kendisiyle karşılaştığı anlarda her iki tipin de farklılıklarını ince jest ve mimiklerle besliyor. Filmin neredeyse her anında bulunan Rockwell'in bir buçuk saatlik gövde gösterisine dönüşüyor 'Ay'. Filmin İngilizce afişlerindeki tanıtım cümlesi gerçekten de cuk oturuyor: "Kendinizi bulmayı beklediğiniz son yer..." Bu, bir bakıma bir adamın kendini bulmasının hüzünlü öyküsü... Ay'da...

Ayşegül Kesirli - Beyazperde.com

...Tüm bu nedenlerden dolayı Duncan Jones’un ilk yönetmenlik denemesi olan Ay, düşündürücü alt metinleri ve kuvvetli görselliğinin de etkisiyle izlenmeye değer bir filme dönüşüyor. Sam Rockwell’in filmin genel ruh hali ve arka planıyla birebir uyum sağlayan, uyurgezer performansının da filmin başarısına olan katkısı oldukça etkili. Anlaşılan o ki, Duncan Jones ilk yönetmenlik denemesinde bizleri babası David Bowie’nin baskın mevcudiyetinin peşinden sürüklese de, kariyerinin geri kalanında kendi ayakları üzerinde durabilecek nitelikte bir sinemacı ve bu duruşu sayesinde de gelecek çalışmaları merakla beklenen başarılı bir yönetmen olmaya aday.

M. Nedim Hazar - Aksiyon

...Moon- Ay filmi neredeyse baştan sona tek oyuncuyla yürüyen, genelde suni ışık ve karanlık yüzeylerde ilerleyen bir bilim kurgu. İzlerken doğal olarak sıkılmamız bekleniyor ama filmin kendi iç dinamiği ve gerilimi o kadar dozunda ayarlanmış ki, merak duygusu film boyunca ritme katkıda bulunarak sona kadar götürüyor hikâyeyi. Öte yandan bu tür filmlerin en büyük sıkıntısı olan kaba bilim-kurgu şovları ya da mantık açmazları neredeyse hiç yok filmde. Öykü baştan sona sağlam bir şekilde oturtulmuş. Bir de teknik farklılık var türün diğer örneklerinden ayrılan. Görsel tasarımda CGI denen yapay teknoloji değil bizzat modelleme kullanılmış. Dolayısıyla insanı içine çeken bir inandırıcılığı var filmin.

Ve kanaatimce böylesi bir filmden pek beklenmeyen, hadi nadir olarak beklenen diyelim, bir şeyi yapıyor Ay. İnsana dair sağlam sorgulamalarda bulunuyor. Yalnızlık metaforu üzerinden insanın kendindeki ‘ben’i sorguluyor. Devasa bir varoluşçuluk muhasebesini yedeğine alarak çok az Amerikan filmine nasip olan ‘varlık’ muvazenelerine girişiyor.

Kısıtlı mekânlarda, -neredeyse- tek oyuncu ile çekilen Moon- Ay’ı şahsen beğendim.

Yapılan Yorumlar
Yeni Ekle Ara
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
azeroth   |16-09-2011 12:57:01
Tek kelimeyle ifade etmek gerekirse "değişik" bir yapım olmuş. Sürükleyiciliği içerdiği mekan ve insan sayısı göze alındığında çok başarılı, müzikler ve oyunculuk da tam olmuş. Farklı bir bilimkurgu izlemek isterseniz şans verebilirsiniz.

7 / 10
Fatih KAPAĞAN  - monoton gibi ama   |26-02-2010 05:04:29
doğru.. filmde bir monotonluk var ama kendinizi filme kaptırınca bunu aşıyorsunuz.filmde klonlanmış insanların bunu daha sonraları farketmesi trajik bir şekilde ele alınıyor. bir an çini kendimi onların yerine koydum. gerçekten çok acı bir durum. film durağan olmasına rağmen en azından farklı bir konu işlemiş
Anonim  - Bilim-kurgu sevenler için   |06-11-2009 08:51:04
Moon, 3 senelik kontratla ay üzerinde tek başına çalışan bir astronotun başından geçenleri anlatıyor.

Başta monoton gibi gözükse de film ilerledikçe süprizler sizi şaşırtıyor ve düşündürüyor. Sadece sonu biraz yavan kalmış. Bilim-kurgu sevenlere tavsiye edilir. Ufak bir not: Filmdeki robotu Kevin Spacey seslendirmiş. 7/10

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."