Slumdog Millionaire (Milyoner) Yazdır
IMDB Sayfası
IMDB Puanı:8.1 (454,050 oy)
Yıl:2008
MPAA:R
Yönetmen:Danny Boyle, Loveleen Tandan
Oyuncular:Mia Drake, Imran Hasnee, Faezeh Jalali, Anil Kapoor, Irfan Khan
Tür:Komedi, Dram, Romantik
Link'ler:IMDB, kids-in-mind
 
Seyretsek.com Değerlendirmesi Çocuklar için zararlı olabilir!
Müstehcenlik: (5)
Şiddet: (7)
Küfür/Argo: (5)
Seyircinin Değerlendirmesi
Bu filmi ilk siz değerlendirin...

Filmin Özeti
Jamal Malik Mumbai'nin gecekondu mahallelerinden birinde yaşayan 18 yaşında bir yetimdir. Hindistan'da katıldığı bir bilgi yarışmasında 20 milyon rupe kazanmasına sadece bir adım kalmıştır.

Şovun o gecelik bitmesinin ardından Jamal, eğitimsiz olan birinin bu kadar büyük başarıyı ancak hile yoluyla gösterebileceğinden şüphelenilip tutuklanır. Ama yarışmadaki her sorunun cevabıyla o gece Jamal'ın inanılması zor gerçek hikayesi ortaya çıkacaktır. Fakat sadece bir soru gizemini korur...

Oscar Ödülleri
En iyi uyarlama senaryo: Simon Beaufoy
En iyi görüntü yönetmenliği
En iyi ses miksajı
En iyi kurgu
En iyi film müziği
En iyi orijinal şarkı: Jai Ho
En iyi yönetmen: Danny Boyle
En iyi film

Kritikler

M.Nedim Hazar - Zaman

Derler ki, iyi bir öykü aynı zamanda iyi bir matematik demektir. Tecrübeyle sabit olan parametreleri yerli yerine koyarsanız sonuç bir matematik işlemi gibi kesin olur! Dostoyevski, edebiyatı tanımlarken, işin 'sanat' yönünü ihmal etmez; ama esasen 'zanaat' kısmına, yani işçiliğine dikkat çekercesine, "Yazarlığın yüzde sekseni zanaatkârlıktır." der.

İngilizlerin aykırı film yönetmeni Danny Boyle, son filmi "Slumdog Millionaire – Milyoner" ile Oscar gecesinin yıldızıydı. Aday gösterildiği 10 dalın sekizinde heykelciği kendisi ve ekibi aldı. Milyoner, genel anlamda bir film için ihtiyaç duyulan tüm matematiği içeren bir film olarak bu kadar başarıya ulaşıyorsa, işin sanatkârlık yönü de iyi işlenmiş demekti.

Her ne kadar sinema çevresi, yönetmen Boyle'un Transpotting'ten sonra yaptığı filmleri pek önemsemese de, hem 28 Gün Sonra, hem Milyonlar hem de Güneşışığı ile şu fakirin gönlünü ziyadesiyle kazanmıştı. Milyoner, her şeyden önce muazzam bir örnek teşkil ediyor; bir yönetmenin kendi kültürünün çok uzağında, başka bir ülkeye ait bir hikâyenin, başka kültürün kahramanlarına yabancılaşmadan da çekilebileceğinin örneği...

Bizim Yeşilçamcıların, İstanbul'da oturup Anadolu'ya oryantalistçe baktıkları gerçeğiyle bunu yan yana koyduğumuzda, İngiliz yönetmenin yaptığı işe duyduğumuz saygı katlanıyor doğal olarak. Bir İngiliz'in Hindistan'a ait bir hikayeyi hiç sırıtmadan, aksatmadan ve ötekileştirmeden perdeye aktarma başarısı var karşımızda. Elbette kendiliğinden olmamış bu öyküye ve kahramanlara yakınlaşma. Senaristinden yardımcı yönetmenine, müzisyeninden kurgucusuna kadar hemen her personelin yanına asistan olarak bir Hintli sinemacı yerleştirmiş.

Girizgâhı çok uzatmadan hikâyesine bir göz atalım: Her ülkede olduğu gibi, Hindistan'ın izlenme rekorları kıran "Kim Milyoner Olmak İster?" adlı televizyon şovunda kaçınılmaz karar anı yaşanmaktadır. Yakıcı stüdyo ışıkları altında nefeslerini tutan izleyiciler, 18 yaşındaki getto çocuğu Jamal Malik'in 20 milyon rupi kazanmak için son soruya vereceği cevabı heyecanla beklemektedir. Programın Kenan Işık'ı andıran sunucusu Prem Kumar, sıfırdan zengin olacak bu sokak çocuğunun tüm soruları bilebilme ihtimaline çok fazla inanmasa da, çaktırmaz. Ancak birileri genç Jamal'ı polise ihbar etmiştir bile! Şova ara verildiğinde, polisler Jamal'ı hile yapmak suçuyla tutuklarlar. Polis, profesörlerin, aydınların bilemeyeceği soruları bir kenar mahalle çulsuzunun nasıl bilebildiğini sorgulamaya başlar. Ancak Jamal anlattıkça, sıradan bir hayatın ayrıntılarının ne tür olaylar ve kahramanlar ile kesiştiğini görürüz.

Jamal'ın hikâyesi bir toplumun topografisidir sanki. Mumbai şehrinin gecekondu mahallesinde büyüyen Jamal'ın annesi bir din çatışmasında gözlerinin önünde katledilir. Bu olaydan sonra Jamal, abisi Salim ve tek aşkı yetim Latika ile sokaklarda yaşar. Şehrin en fakir bölgelerinde sokak çeteleri içinde geçen çocukluğu, Jamal'ın iyi huylu yapısını hiç bozmaz. Ama kardeşi Salim, güç ve paraya açtır. İki kardeş arasındaki gerilim ve çekişme, yetişkin birer kişi oldukça artar. Ve bir gece yaşanan bir olay, Jamal'ın kardeşinden tamamen kopmasına ve gerçek aşkı Latika'yı kaybetmesine neden olur. Jamal, Latika'yı tekrar bulduğunda her şey değiştirilemez şekilde farklılaşmıştır. Salim, bir gangster için çalışmaktadır ve bu gangsterler kralının karısı da Latika'dır. Hikâye polis memurunu etkilemiştir ve o bile bu 'kenar mahalle iti'nin doğru söylediğine inanmaya başlamıştır. Sonunda polis, Jamal'ın yarışmaya geri dönerek son soruyu da cevaplaması gerektiğine karar verir.

Filmin en önemli özelliği, iki kardeş ile iki insan prototipini ön plana çıkarması. Sisteme ayak uydurup güncel çıkarlar için herkesi ve her şeyi harcayan pragmatist Salim'in önce 'kazanan' tarafta olması, sisteme karşı duruşunu ve masumiyetini yitirmeyen Jamal'ın buna karşı hep kaybeden olmasına rağmen son tahlilde ağabeyi ile rolleri değişmesi... Hayatın bir netice oyunu olduğunun altını kalın bir kalemle çiziyor Milyoner.

Stilizasyon olarak Tanrıkent ile benzerlikler içeren Milyoner, birçok açıdan çok daha gerçekçi ve etkileyici. Gerçeğin epik anlatımında yönetmenin yeteneği kadar, oyunculuk ve müziğin de etkisi büyük. Film hep bir yere yetişecekmiş gibi acele eden bir akışkanlığa sahip. Hele ki A. Rahman'ın müzikleri bu ritmi zirveye taşıyor yer yer. Bir çaycı parçasının, ilk bakışta zor gibi görünen sorular ile hayatının çakıştığı köşelere girip çıkmamız, filmin klasik kurgu akışını da parçalı hale getiriyor. Salt bu yönü ile aldığı kurgu Oscar'ını hak ediyor film. Yönetmen Boyle, mezbelelikteki sefaletten muhteşem bir öykü damıtmış. Perişanlık tabloları, zengin-fakir uçurumu, kaderin insan yaşamına attığı görünmez fırça darbeleri, destansı bir anlatımla karşımızda. Gandi'nin, "Adaletsiz rejimi adaletle yıkınız, alkışlar önüne kansız elle çıkınız." sözünü haklı çıkarırcasına modern bir masal anlatan Milyoner, din-mezhep çatışmalarından, ezilen-ezen, sömürülen-sömüren sarmalı içinde muhteşem bir aşk, sadakat ve ihanet ile harmanlanmış bir Hindistan güzellemesi. O kadar muhteşem ki, her Hint filminde gördüğümüz final dansını bile hoş görüyorsunuz. Kaçırmayın!

Selin Sevinç - Filmbutik.net

...Milyoner umut dolu ve şık bir film. Belki şu an yılın en önemli filmi olarak ortaya çıkmasaydı hakkında çok daha olumlu konuşmak mümkün olurdu. Ama, şu durumda, aslında o kadar da matah bir film olmadığını belirtmek gerekli görünüyor.

Yapılan Yorumlar
Yeni Ekle Ara
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
azra  - süpeeerrrrrrrrrrrrr   |17-05-2009 14:12:17
Harika bir film yüzlerce film izledim ama bu film kusursuz,duygu yüklü,adeta izlemiyor yaşıyorsunuz.MUTLAKA izleyin...

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."