Traitor (Hain) Yazdır
IMDB Sayfası
IMDB Puanı:7.0 (43,523 oy)
Yıl:2008
MPAA:PG-13
Yönetmen:Jeffrey Nachmanoff
Oyuncular:Don Cheadle, Guy Pearce, Saïd Taghmaoui, Neal McDonough, Alyy Khan
Tür:Dram, Gerilim, Aksiyon
Link'ler:IMDB, kids-in-mind
 
Seyretsek.com Değerlendirmesi Çocuklar için zararlı olabilir!
Müstehcenlik: (2)
Şiddet: (6)
Küfür/Argo: (5)
Seyircinin Değerlendirmesi
Bu filmi ilk siz değerlendirin...

Filmin Özeti
FBI ajanı Roy Clayton yeni bir araştırma davasına bakarken tehlikeli bir komplo teorisi ile karşılaşır. Bunun ardından araştırmalarını kuvvetlendiren Clayton, olayın arkasında eski Amerikan Özel Operasyon biriminin başı olan Samir Horn'un olduğundan şüphelenir.

Don Cheadle ile Guy Pearce'ı buluşturan film, politik yükü de olan sıkı bir aksiyon filmi sunuyor bizlere. The Day After Tomorrow'un senaristlerinden biri olan Jeffrey Nachmanoff'un yönetmenliğini yaptığı film, gerçeklik kavramını da sorguluyor.

Kritikler

Ali Koca - Zaman

Hollywood'un, ABD politikalarının öncü ve destekleyici gücü olduğunu söylemek abartılı olmaz herhalde. McCarthy dönemi ve Soğuk Savaş'ın etkisiyle dünyayı ve ne hikmetse hep de Amerika'yı istila eden uzaylı tiplerini hatırlıyoruz.

Sektör, yaklaşan komünizm tehlikesine karşı uyarıcı rolünü başarıyla yerine getirmişti. 1990'lara gelindiğinde komünizmin devreden çıkmasıyla 'uzaylı filmler', fanları ve eğlence sektörünü memnun eden felsefe soslu ürünler olmaktan öteye gidemedi. 'Bizim' derin devletin de vazgeçilmezi olan 'korku ve düşman üret ki ayakta kalasın' ilkesi, boşluk kabul etmedi ve nurtopu gibi bir tehlike ortaya çıktı: İslam! Dizi ve filmlere art arda 'akın' eden kaba-saba, kirli, sakallı-cübbeli, tekinsiz, eli silahlı 'Müslüman' tipleri ABD'nin politikalarıyla bire bir örtüşüyordu. Hollywood, vazifesini hakkıyla yerine getiriyordu; ne de olsa sinema, asla sadece sinema değildi! Ancak şartlar değişti, asır başkalaştı; artık ABD, İslam'ı düşman ilan ederek değil, belki yedeğine alarak yoluna devam etmeyi seçti.

Jeffrey Nachmanoff'un yönettiği 'Hain' (Traitor), geçen yılın ağustosunda Amerika'da gösterime girse de bizdeki gösterim, Obama'nın Türkiye ve Mısır ziyaretleri sonrasına denk geliyor. Sudanlı Müslüman bir baba ve Amerikalı bir annenin oğlu olarak Sudan'da dünyaya gelen Samir Horn (Don Cheadle), 1978'de bir bombalama sonucu küçük yaşta babasını kaybedince annesiyle birlikte Amerika'ya döner. Müslüman kimliğiyle orduda görev alır. Sonrasında, özel operasyon biriminin elemanı olarak terörist bir grubun içine sızıp Afganistan'da bulunur. Aynı örgütün Avrupa ve Amerika'daki yapılanmasını deşifre etmek için onlarla Yemen'de temasa geçer. Samir, 'hakiki bir Müslüman' olarak, her yolu mubah sayan 'takiyyeci Müslümanlara' karşı savaş verir; bunu ABD şemsiyesi altında yapsa da. O, Müslüman bir ABD ajanıdır ve 'Müslüman' teröristlere karşı hem devletinin hem de İslam'ın izzetini korumak için çabalamaktadır. Üstelik âmirine 'Herkes gibi ben de hesabımı Allah'a vereceğim.' diyecek kadar bağımsız; 'yalandan' bir bombalanma operasyonunda hesapta olmayan insanların ölümü üzerine Rabb'inden saatlerce af dileyecek kadar da hassastır. Ne var ki Samir, herkesin gözünde bir 'hain'dir. 'Görevli' olduğunu bilmeden kendisini takip eden FBI ajanları açısından, Amerikan sisteminin 'nimetlerinden' yararlanmış, ama ona ihanet etmiştir. Deşifre ettiği El Nathir'in başında bulunduğu örgüte göre ise 'davasına' ihanet etmiş bir Müslüman'dır. Samir'i en çok zorlayan vicdanıyla Amerika'nın terörü yok etmek için terör çıkaracak kadar her şeyi mubah gören politakaları arasında sıkışıp kalmasıdır. Aynı anlayış, 'Müslümanlar için' savaşan terörist grupta da vardır. Samir, gizli operasyonunundan haberdar tek kişi olan üstü Carter'a (Jeff Daniels) teröristlerin başı El Nathir'i kastederek 'Kimin gibi konuştuğunu fark ettin değil mi?' der. Bu, teröre karşı savaşanlarla teröristlerin 'aynılaştığı' noktadır ki 11 Eylül travmasından sonra çekilen filmler içinde belki de en önemli cümledir.

Olayın FBI tarafında ise dinî meselelere duyarlı, Arapça ve İslam'ı bilen ajan Clayton (Guy Pearce) ve klasik Amerikan bakışını temsil eden ajan Archer (Neal McDonough) var. Film boyunca Archer'ın tahminleri ve yöntemleri, 'sorunu' körüklerken; Clayton'ın duyarlı ve empati dolu yaklaşımı çözümü getirmektedir. Filmin başından beri hissedilen hesap-kitap havası bu iki karakterde iyice açığa çıksa da, genelde verilmek istenen mesaj muhatabına ulaşıyor; en azından bu tarafta. Amerika'da durum nedir, ona bakmak lazım. Filmi izleyen Amerikalılar, -özellikle otobüs patlatma operasyonunda- 'bu teröristler her yerde' diye düşünebilir ya da ajan Clayton gibi 'Hepsi suçlu değil, gerçek Müslümanlar da var.' diyebilir.

Genelde Hollywood'un ötekileştiren yüzüyle muhatap olan bizler için bu film nefes aldırıcı. Filmi Obama'nın gelişiyle ilişkilendirenler olacaktır. Ancak 2002'den beri düşünülen yapım; bir ara Touchstone gibi büyük yapım şirketlerinin gündemine gelse de nihayet Steve Martin'in de katkısıyla (evet, komedyen olan!) Overture Film'e kalmış. Ridley Scott'ın Cennetin Krallığı'ndaki hoşgörülü ve esaslı Selahaddin'ini görünce içi bir hoş olan seyirci için bu film de iyi gelecektir. Üstelik aynı Scott'ın Yalanlar Üstüne'sini gördükten sonra. Ancak şunu da düşünmeden edemiyoruz: Hollywood, İslam ve Müslüman meselesini ne zaman bir casusluk filminden bağımsız ele alacak? Casusçuluk oyunları arasında operasyonel bir malzeme gibi 'işlenmesi' artık can sıkıcı olmaya başladı.

Yapılan Yorumlar
Yeni Ekle Ara
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
hattab   |23-12-2009 12:17:59
Film önermemi söyleyen arkadaşlara söyleyebileceğim bir film daha eklendi. Terör-Dava-Hukuk-Etik-Din-Samimiyet aklınıza ne gelirse hepsine değinmiş film. Herkesin kesinlikle çıkaracağı dersler barındıran bir film.

Ötekiyi bu kadar samimi anlamayı ve anlatmayı (en azından) deneyen yapım bulmak çok zor. Sırf böyle bir imaj bıraktığı için bile takdir etme içgüdüsü oluştu. Ama her detayıyla çok güzel bir film.

İzleyin İzlettirin! 8/10
Anonim  - Müslüman terörist olamaz   |17-11-2008 15:14:30
Traitor, müslümanın terörist olamayacağını anlatan güzel bir film.

Arada süprizler yapsa da tahmin edilebilir bir senaryosu var. Karakterler güzel işlenmiş. Oyunculuk da vasatın üzerinde.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."